Le Voyage dans la Lune

A Trip to the Moon • Aya Seyahat

Yönetmen: Georges Méliès
Yapım Yılı: 1902
Süre: 14 dk.
Ülke: France
Tür: Tarih, Macera, Bilim-Kurgu

Filmin Konusu

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

Fragman

Filmin Repliği

Dostlarım, bu gece sizlere gerçekte olduğunuz gibi sesleniyorum; sihirbazlar, deniz kızları, gezginler, maceraperestler ve büyücüler. Sizler gerçek hayalperestlersiniz. Benimle birlikte hayal kurmaya gelin

Kadro

Yönetmen

Georges Méliès

Senaryo

Georges Méliès

Oyuncular

Georges Méliès

Bleuette Bernon

Jehanne d'Alcy

Le Voyage dans la Lune Ne Anlatıyor?

⚠️ Dikkat: Bu analiz yazısı, filmi henüz izlememiş olanlar için spoiler detaylar içerebilir.

Bilimkurgunun Şafağında Sömürgecilik Eleştirisi ve Hiciv

Georges Méliès’in 1902 tarihli devrim niteliğindeki kısası Aya Seyahat (Le Voyage dans la Lune), sinemanın sınırlarını salt bir kayıt cihazı olmaktan çıkarıp rüyaların perdesine taşıyan ilk büyük manifestodur. Ancak film, sadece görsel efektlerin (VFX) veya kurgusal anlatının doğuşu olarak değil; aynı zamanda 20. yüzyıl başlarındaki Avrupa emperyalizminin ve "medenileştirme misyonu"nun keskin bir aynası (hatta cesur bir parodisi) olarak da derin bir alt metne sahiptir. Bir grup tuhaf şapkalı Avrupalı bilim insanının dev bir mermiyle Ay’a fırlatılması, dönemin bitmek bilmeyen "keşfetme ve fethetme" hırsının absürt bir karikatürü gibidir.

Filmde, Ay’ın yüzeyine (hatta doğrudan gözüne) acımasızca saplanan roket, Batı’nın sömürgeci ilerleyişinin eril ve yıkıcı karakterini simgeler. Astronotların Ay sakinleriyle (Selenitler) karşılaştıkları an uyguladıkları orantısız şiddet ve onları "vahşi ötekiler" olarak konumlandırıp bir şemsiye darbesiyle toza dönüştürmeleri, aslında Avrupa'nın Afrika ve Asya'daki sömürgeci pratiklerinin alegorik bir yansımasıdır. Méliès, politik bir karikatürist geçmişine de dayanarak, bu büyük bilim insanlarını çocuksu, komik ve kontrolsüz figürler olarak resmederek "büyük fetih" anlatısını adeta sarsıcı bir hicve çevirir.

Aya Seyahat, sihirli bir tiyatro sahnesini uzayın derinliklerine taşıyarak sinemanın masal anlatma gücünü ispatlarken, aynı zamanda medeniyetin kibriyle ve yeni dünyaları sömürgeleştirme arzusuyla dalga geçen, zamanının çok ötesinde zekice bir başyapıttır.

Filmin absürt ve eğlenceli görünen finali, aslında meselenin karanlık yüzünü mühürler: Astronotlar, esir aldıkları bir Selenit'i (Ay yerlisini) tıpkı bir sömürge ganimeti gibi boynundan bağlayarak Dünya'ya getirirler. Kasabada bu "zafer" için dikilen heykel ve yapılan abartılı kutlamalar, dönemin Avrupa devletlerinin Afrika'dan getirdikleri yerlileri fuarlarda sergiledikleri "insanat bahçlerinin" sinemasal bir yansıması ve işgalin resmileşmesinin acı bir resmidir.

Bunları Biliyor Muydunuz?

Jules Verne'in 'Aya Seyahat' ve H.G. Wells'in 'Aydaki İlk İnsanlar' eserlerinden ilham alınarak çekilmiştir.

Film 1902 yılının imkanlarına göre astronomik bir bütçe olan 10.000 Frank'a mal olmuştur.

Korsan kopyaları nedeniyle yönetmen Georges Méliès bu filmden Amerika'da hiç para kazanamamış, iflasına zemin hazırlamıştır.