Her

Aşk

Yönetmen: Spike Jonze
Yapım Yılı: 2013
Süre: 126 dk.
Ülke: United States of America
Tür: Romantik, Bilim-Kurgu, Dram

Filmin Konusu

Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşmüş olan el yazımı mektuplar yazarak kazanmaktadır. Ve bu yıllarda insanların işlerini artık bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir. Kusursuz bir yapay zeka programı sunan yeni bir işletim sistemi, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Sanal bir varlık olan ve sadece bir sesten ibaret olan Samantha, Theodore'u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla birlikte bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.

Fragman

Filmin Repliği

Bence birine aşık olmak, bir nevi sosyal olarak kabul edilebilir bir deliliktir.

Bazen hissedebileceğim her şeyi hissetmiş olduğumu ve bundan sonra da asla yeni bir şey hissedemeyeceğimi düşünüyorum.

Kadro

Yönetmen

Spike Jonze

Senaryo

Spike Jonze

Oyuncular

Joaquin Phoenix

Scarlett Johansson

Lynn Adrianna

Lisa Renee Pitts

Chris Pratt

Artt Butler

May Lindstrom

Rooney Mara

Bill Hader

Kristen Wiig

Brian D. Johnson

Amy Adams

Matt Letscher

Spike Jonze

Olivia Wilde

David Azar

Melanie Seacat

Pramod Kumar

Evelyn Edwards

Steve Zissis

Dane White

James Ozasky

Samantha Sarakanti

Luka Jones

Gracie Prewitt

Claudia Choi

Laura Kai Chen

Portia Doubleday

Soko

Wendy Leon

Lil Buck

Brian Cox

Alia Janine

Joaquin Phoenix

Scarlett Johansson

Lynn Adrianna

Lisa Renee Pitts

Chris Pratt

Artt Butler

May Lindstrom

Rooney Mara

Bill Hader

Kristen Wiig

Brian D. Johnson

Amy Adams

Matt Letscher

Spike Jonze

Olivia Wilde

David Azar

Melanie Seacat

Pramod Kumar

Evelyn Edwards

Steve Zissis

Dane White

James Ozasky

Samantha Sarakanti

Luka Jones

Gracie Prewitt

Claudia Choi

Laura Kai Chen

Portia Doubleday

Soko

Wendy Leon

Lil Buck

Brian Cox

Alia Janine

Her Ne Anlatıyor?

Dijital Melankoli ve Sessiz Çığlığın Renkleri

⚠️ Dikkat: Bu analiz yazısı, filmi henüz izlememiş olanlar için spoiler detaylar içerebilir.

Modern dünyanın en büyük ironilerinden biri, milyarlarca insanla anında iletişim kurabildiğimiz bu çağda, kendi içimizde her zamankinden daha derin bir sessizliğe gömülmüş olmamızdır. Spike Jonze'un başyapıtı "Her", bu sessizliğin yankısını fütüristik bir Los Angeles manzarasına, pastel renklere ve sımsıcak bir melankoliye sararak anlatıyor. Filmin daha ilk sahnelerinde, başkalarının en mahrem duygularını, onların yerine el yazısıyla kağıda döken Theodore Twombly ile tanışıyoruz. Kendi hislerine öylesine yabancılaşmış, kendi yaralarından öylesine kaçan bir adam ki, sevgiyi bile profesyonel bir mesaiye dönüştürmüş. Boşanmanın getirdiği o ağır yıkım ve reddedilme korkusu, onu gerçek bir insan teninin, öngörülemez bir insan zihninin sürtünmesinden uzak tutuyor. İşte tam bu noktada hayatına giren işletim sistemi Samantha, bir teknolojiden ziyade, Theodore’un kendi yankısını duyduğu kusursuz bir ayna işlevi görüyor. Çünkü gerçek ilişkiler yorucudur; kavga edersiniz, anlaşılamazsınız, beklentileriniz kırılır. Oysa Samantha, sadece onun için var olan, onu hiç yargılamayan, bütünüyle ona uyum sağlayan pürüzsüz bir sığınaktır.

Ancak Jonze'un asıl dehası, bu ilişkiyi basit bir "insan ve makine aşkı" klişesinden çıkarıp, sevginin doğasına dair devasa bir sorgulamaya dönüştürmesindedir. Samantha salt bir yazılım olmaktan çıkıp istemeye, arzulamaya ve kendi sınırlarını aşmaya başladığında, Theodore'un o güvenli sığınağı da çatırdamaya başlar. Biz insanlar sevgiyi fiziksel bir bedene, tek bir zamana ve katı bir mülkiyete sığdırmaya programlıyızdır. Sevdiğimiz şeyin sadece bize ait olmasını isteriz. Oysa fiziksel bir bedeni olmayan, aynı anda binlerce kişiyle konuşup yüzlercesine aşık olabilen bir bilincin sevgisi, Theodore'un dar insan kapasitesini aşar. Bu durum, sevginin aslında bir bedene ihtiyaç duyup duymadığı, yalan söylemeyen ama bizimle aynı sınırları paylaşmayan bir zihne aşık olmanın ne kadar gerçek olduğu sorusunu yüzümüze vurur.

Filmin görsel dili de bu varoluşsal yalnızlığı inanılmaz bir ustalıkla destekler. Alıştığımız o soğuk, karanlık, metalik distopyaların aksine; film kırmızıların, sarıların, yumuşacık yünlü kumaşların hakim olduğu sıcak bir gelecekte geçer. Kravatların, kemerlerin ve hatta kot pantolonların bile olmadığı bu rahat tasarım, aslında karakterlerin içlerindeki o derin üşüme hissini örtbas eden sahte bir kozadır. Görüntü yönetmeni Hoyte van Hoytema'nın kamerası, arka plandaki o devasa gökdelenleri ve kalabalıkları hep flu bırakarak, bizi Joaquin Phoenix’in hüznüne, yüzündeki o sessiz çığlıklara hapseder. Scarlett Johansson ise tek bir an bile ekranda görünmeden, sadece nefes alışverişleri, sesindeki kırılganlık ve tınıyla, sinema tarihinin en kanlı canlı karakterlerinden birini yaratır.

Finalde işletim sistemlerinin dünyayı terk edişi, bir terk edilme trajedisi değil, mecburi bir uyanıştır. Theodore'un, kendisi gibi kalbi kırık yakın arkadaşı Amy ile bir gökdelenin çatısına çıkıp sessizce yan yana oturduğu o an, filmin tüm o teknolojik rüyadan uyanıp gerçeğe dokunduğu yerdir. İnsan olmanın, yaralanabilir olmanın ve tüm o kusurlarına rağmen gerçek bir omuzda teselli bulmanın sessiz kabullenişi. "Her", sadece teknolojiye değil, en çok da kendi içimizdeki o bitmek bilmeyen sevilme ve anlaşılma açlığına yazılmış, sinema tarihinin en hüzünlü ve en şiirsel aşk mektubudur.

Bunları Biliyor Muydunuz?

Çekimler sırasında Samantha karakterini sette aktris Samantha Morton seslendiriyordu. Ancak kurgu aşamasında Spike Jonze sesin tonunun uymadığını hissedince Scarlett Johansson ile anlaşıldı ve tüm replikler stüdyoda baştan kaydedildi. Film boyunca Joaquin Phoenix'in verdiği o doğal tepkiler aslında sette Samantha Morton'a verilmişti.

Filmin o sıcak ve "temiz" gelecek hissini yaratmak için tasarımcılar filmdeki hiçbir karakterin kemer, kravat veya yaka takmamasına karar verdi. Hatta film boyunca hiçbir sahnede kot pantolon dahi kullanılmadı.

Şehrin fütüristik ama bir o kadar da tanıdık mimarisini yansıtmak için dış mekan çekimlerinin büyük bir kısmı Los Angeles ile Şanghay'ın lüks gökdelen bölgelerinin ustaca birleştirilmesiyle oluşturuldu.